4 Aralık 2008 Perşembe

MiM - iÇiNi DöKTüN ÇaNTaNı Da DöK

Bendeniz “çantanı dökseneeee noluurrrr” diye gece gece mimledi beni efendim :)


Sabahı bekleyemedim ve başladım dökmeye ama fotoğraf makinemin pillerinin azizliğine uğradığım için telefonumdan çekmek zorunda kaldım dolayısıyla resimlerin kalitesi kötü :(



“ bekleyiverseydin “diyebilirsiniz... Yatağımın üzerindeki bu dağınıklığı bir daha görmek istemediğimden ( daha doğrusu tembelliğim tuttuğundan ) bekleyemedim :P



Evet gelelim resimlere kaçmak isteyen şimdiden kaçabilir biraz sonra görecekleriniz pek iç açıcı değil çünkü :D





Bu çantamın dolu hali :D birisinin kafasına geçirsem eminim ki oracıkta :D töbe yaa



Başlıyoruz efendim; şimdi sıkıca koltuklarınıza oturun ve Rüyayla'nın Bavuluna ayy pardon çantasına bir göz atın...




    • *Makyaj çantam ( milka’lı olan)
    • *Cüzdanım
    • *Kart cüzdanım ( alışveriş kartı, havuz kartı, indirim kartları, resimler vs aşağıda yakından görebilirsiniz )
    • *Dikiş Setim ( beyaz olan.. içinde aynası da var iki işe birden yarıyor)
    • *İpod çantam ( siyah ufak olan, şarjımı koyuyorum içine nerde biteceği belli olmuyor müziksiz yapamıyorum da)
    • *Caramio ( Tam bir Caramio hastasıyım olmaz sa olmazımdır ama bu aralar gayyorcum yedikçe seni hatırlıyorum )
    • *Pastilim, Naneli şekerim, mentos, Nescafem ( olmazsa olmazım )
    • *Kemerim ( kahverengi - ne işi varsa çantamda ? ne zamandan kalmış hiç haberim yok )
    • *El kremim
    • *Sabunum ( yuvarlak olan)
    • *Ayakkabı sileceği ( sabunun altındaki kare olan - 'ne işi var' demeyin çok işe yarıyor )
    • *Sakarinim ( nescafe 3'ü 1 Aradaya + 4 şeker attığım için doktorumuz çareyi bunda buldu )
    • *Saç Fırçam ( belime kadar olan saçlarımı taramak için küçük olanlar işe yaramıyor o yüzden bu kocaman şeyi taşımak zorunda kalıyorum)
    • *2. makyaj çantam ( Lacivert olan - sabun,ayakkabı sileceği,mendil vs için )




Makyaj çantamın içi;


    • *Kolonya
    • *Nivea Krem ( allahtan küçüğünü buldum )
    • *Temizleme sütü ( tek kullanımlık paketler icad edilmiş yoksa way halime )
    • *Parfüm
    • *Rujlarım , rimel, göz kalemi
    • *Far, allık, pudra..
    • *Dudak koruyucusu
    • *Yedek küpelerim ( bazen evdekini takmayı unutuyorum yaşlılık işte pardon kokoşluk mu demeliydim :P )

    • *Diş fırçam ve macunlarım ( kırmızı olan diş macunu diş ağrısı için )
    • *Bir çakmak daha ( çantamda çakmaktan geçilmiyor ama aradığımda bulamıyorum hiç birini )
    • *Tokam
    • *Pamuklarımı ve ağrı kesicilerimi çantadan çıkarmayı unutmuşuım bir de onlar var


Cüzdanım, Kart cüzdanım, ders planım, kartlarım ve Meleklerim... ( Annem & babam ve Rahmetli dayımın resimleri, her cüzdanı açtığımda onları görmek beni mutlu ediyor)



(Bu resmi özelikle çektim, pit pazarı gibi ne ararsan var görün diye )


Bu telefon kartı lise yıllarımdan kalma, üzerinde;

    • *-üst tarafta- 4 yapraklı bir yonca ( yıllar önce bir yol kenarında bulunmuştur ve şans getirip getirmediği tartışılır ama yıllardır çantamdaki yerini koruyor )
    • *ve yılan gömleği var (neden taşıdığıma gelince Ortaokul yıllarında annem "çantana koy" demişti yıllardır çantamda) Bir de kartın arka kısmında arkadaşımın nişanından kalma kurdele :)




  • *Ajandam ve kalemim
  • *İşe yaramaz fotoğraf makinemin çantası
  • Toka
  • *Yedek piller ( bitmiş boş boş taşıyormuşum meğerse )
  • *İpod’um
  • *Zippo çakmağım , yedek çakmak, kibrit ( Sigaran nerde diyorsanız paketimi kurstaki arabamda unutmuşum babamdan otlanıyorum bu gece )


Anahtarlığım ;


    • *Bozuk para çantam
    • *Akbil ( İstanbul'a gittiğimde Cankurtaranım... Burda da geçse ne güzel olurdu ama burda kart şeklinde üzerinde de 'Bir Rüya Şehri ' yazıyor )
    • *Alışveriş kartının minyatürü :D
    • *Flash bellek
    • *Anahtarlıklarım - Smile anahtarlığıma baktıkça gülesim geliyor :) Ötekisi de Roma'dan geldi üzerinde San Pedro Kilisesinin resmi var
    • *Ve O yuvarlak şey de çocukluğumda şans eseri bulduğum ve benim için – neden bilmem - çok değerli olan Kenya parası
    • *Yara bantları ( sayısı sakarlığımın derecesini gösteriyor dimi :P )




Kağıt mendil ve 2. hattımın takılı olduğu telefonumla birlikte hepsinin topluca görünüşü :)


Yaaa dağıtması güzel de toplaması var bir de :( Bit pazarından beter çantamın içi... Dua ediyorum ki çoğu şeyin tek kullanımlık yada numune boyları var çantamda bir de olmayıpta büyük boylarını taşımak zorunda kalsaydım ? Ayyy düşünmek bile istemiyorum doğrusu....


Neden bende herkes gibi cüzdanımı alıp çıkamıyorum ki dışarı :(

Öyle yapanları görünce özeniyorum valla :(

Hep bir şeyler lazım olur diye - ki oluyor mutlaka- Tatile gider gibi sokağa çıkıyorum... Kamburum çıkacak yakında ( doktorum söylemişti ama dinleyen kim ? )


Bendenizcim neden 'eywahh' dedim belli oldu dimi ? Söylemiştim sana 'Bavulla geziyorum ben' diyee :)))


Şimdi geldik işin keyifli kısmınaaaaa :)


Aysema, ELV 79, camilla, Şahmaran ve bende bu mimi yazmak istiyorum diyenler hadi dökün bakalım çantalarınızı :))

3 Aralık 2008 Çarşamba

MiM - En YaKıNıNıZDaKi KiTaP oYuNu


En Yakınınızdaki Kitap OYUNU’na Daha önce birkaç blogda daha rastlamıştım ama Sevgili ŞaHMaRaN’ın bloğunda gördüğüm “tüm kitap kurtlarını bu konuda mim’liyorum” yazısı üstüne bir kitap kurdu olarak dayanamayıp bende yazıyorum. Son okuduğum kitabı bitirdiğim için kitaplıktan rastgele bir kitap seçtim...


En Yakınınızdaki Kitap OYUNU’nun kuralları


Kendinize en yakın kitabı alın

Sayfa 56’yı açın

5. cümleyi bulun

Cümleyi bu kurallar ile birlikte yayınlayın.

En sevdiğiniz, en moda veya en entelektüel kitabı seçmeyin, en yakınınızdakini alın.


İbrahim Altun’un Sıcak adlı kitabı.


56.ıncı sayfada;


"Her sabah, saat altı da bir anahtar demir kilidin içinde döner, gece boyu üzerlerine kapanan yatakhanenin kapısı gürültüyle açılır, tahta döşemelerde avaz avaz bağıran rahibenin incecik sesi duyulurdu:

im namen gottes stehen wir auf !



Aysema öğretmenim, Camilla, Kakule, Bendeniz ve bütün kitap kurtları hadi bakalım top sizde :)

2 Aralık 2008 Salı

SuS-Ma


Suskunluklarım çığ gibi büyüyor içimde...

Çığlık gibi bakışlar ortalıkta çınlarken, bir kelime bile dökülmüyor dudaklarımdan...


“Susma”

“...”

“Susmaaaaa”

“...”

“...”


Zil sesi bir daha asla duyulmayacak bir kapı çarptı sanki yüreğimde...


—Sesi sende duydun mu ?

1 Aralık 2008 Pazartesi

SiS


Beyaz karanlık sarılıyor yavaş yavaş


ince bir ürpertiyle tüm bedenime...


Yüzünü seçemediğim düş’lerim dikilyor karşıma


Boşluklar(ım)da yankılanıyor sessiz tınılar


Eksik harflerle...

...


Sis çöküyor içime!