tut elimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tut elimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Aralık 2013 Cumartesi
Bu HaFTa BiTeNLeR 3
Ateşböceği Yolu - Kristin Hannah
Ateşböceği Şakısı ( Ateşböceği yolu 2 ) - Kristin Hannah
Tut Elimi - Rebecca Donovan
Nefretten Sonra - Fatih Murat Aksal
Kanatlarını Arayan Melekler - RaeAnne Thayne
Aşk Tanrıçasının Yemek Okulu - Melissa Senate
Bittilerrr :(
Hepsi biribirinden güzeldi...
Kütüphanem gittikçe büyüyor..
Bu konuda sanırım en çok sıkıntı çeken kişi babam ; hem maddi yönden hemde kitaplara daldığımda ilgi biraz azaldığından dolayı mızmızlanıyor sürekli :)
Hatta bazen kitap okumaya ara vereyim diye başımdan ayrılmıyor.. Burnuma dokunuyor , yanaklarımı sıkıyor , sarılıyor :)
Ama yine de günde en az 400 - 500 sayfayı rahatlıkla okuyabiliyorum...
Arkadaşlarım yakında kitapların yetmeyeceğinden ciddi anlamda şüphe ediyorlar.. Hatta Ansiklopedi okursun sen bu gidişle diye dalga konusu bile edildiğim olmuyor değil hani...
Ama ne olursa olsun bu okuma aşkının ( açlığının ) yakın sürede azalmamasını diliyorum...
Veeee pazartesiye kadar gidip film izleyeyim en iyisi...
Öpüldünüzz
RuYaYLa
18 Aralık 2013 Çarşamba
TuT eLiMi ( Nefes Serisi 1. Kitap )
"Umut pamuk ipliğine bağlıysa , aşk bir mucizedir "
"Duygu yönünden yoğun , yürek yaralayıcı ve artan temposuyla muhteşem bir eser. Bu romanın etkisinden kolay kolay sıyrılamayacaksınız. "
Traycey Gravis - Gareves
New york Times Bestseller yazarı
"Uzun zamandır böylesine bir aşk hikayesi okumadığınıza eminim . "
Guardian
"Kusursuzca yazılmış , çarpıcı bir roman.Karakterler hayal dünyanıza yepyeni bir pencere açacak. Son derece gerçekçi yapılmış betimlemeler sayesinde , her yürek burkan sahnede kanınız donacak , her öpücükte kalbiniz sımsıcak olacak. "
Cynthia Shepp
"Tutkulu bir aşk , acımasız bir hayat ve umuda sımsıkı tutunan eller... "
Amazon
"Yutkunduğumda boğazımda hissettiğim yumru, gözlerimden yaşların akmasına neden oldu. Güçsüzlüğüme öfkelenerek yanaklarımdan süzülen yaşları elimin tersiyle çabucak sildim. Daha fazla düşünemezdim, yoksa gözyaşlarına boğulacaktım.
Sözde benim olan ama aslında bana ait hiçbir iz taşımayan odanın içinde gezdirdim bakışlarımı. Karşımdaki duvarın önünde elden düşme bir masa ve onunla pek de uyumlu olmayan eski bir sandalye, yıllar yılı farklı pek çok ev görmüş üç raflı bir kitaplıkla yan yana duruyordu. Duvarlarda hiç resim yoktu. Buraya gelmeden önce kim olduğuma dair en ufak bir ize bile rastlanmıyordu. Yalnızca bir sığınaktı bu oda benim için; acıdan, kötü bakışlardan ve iğneleyici sözlerden kaçıp saklanabileceğim bir sığınak...
Neden burdayım ? Cevabı biliyordum. Tercihen değil , mecburen buradayım . "
Diye başlıyor kitap... Sarıp sarmalıyor sizi bir anda... Emma 'nın çektiklerini neden çektiğini anlamaya çalışırken buluyorsunuz kendinizi...
Neden ? diyorsunuz.. Çığlık atmak istiyorsunuz.. Bazen de kahkahalarla gülüyorsunuz kendini düşürdüğü durumlara...
Emma ve Evan 'ın arasındaki o mantık sınırlarını zorlayan aşka hayran kalıyorsunuz...
"Kendimi güvende hissedemiyordum bu yerde. Herkes bana bulaşmaktan korkarken, iyice kendi kabuğuma çekildim. Bir gün Evan Mathews adında bir adamın çıkagelip, tek günde hayatımı değiştireceğini nereden bilebilirdim?"
“İlk önce neredeyse bir hafta onu farketmedim ve şimdi ondan kurtulamıyorum. Niçin diğer herkes gibi onun için de görünmez değilim?”
“Kimse benimle ilgilenmezdi, ben de kendi kendime olmaktan memnundum. Burada her şeyin güvenli ve kolay olması gerekiyordu. Evan Mathews, nasıl oluyorda sadece bir gün içinde benim durağan dünyamı yerinden oynatabildi?”
"Sen 'biz' diye bir şey olduğunu mu varsayıyorsun ? "
Evan ise cevap olarak yalnızca ,
"Henüz değil " yazmıştı.
Bunun ne demek olduğunu hala anlayamıyordum. Yazdığını okuduktan sonra kaşlarımı çattım. Bunun üzerine kalemi yeniden eline alıp yazdı :
" Ben olacağı zaman için hazırlanıyorum "
“Seni incitmeden kendi dünyama nasıl sokacağımı bilmiyorum.”
"Ben sana hala aşığım," diye bağırdı en üst basamaktan bir anda. Ilk gözyaşı damlası yanaklarımdan süzülürken donup kaldım. "Ne olur , benden uzaklaşma "
" O , resmi seviyorum " dedi usulca . " Sanırım bunun nedeni , O resimdeki kızı seviyor olmam "
"Artık azalan nabzımı yok sayamazdım. Kalp atışlarım ritmini korumak için mücadele ediyordu. Karanlık her yerimi sardı. Kayıp gitmek çok kolaydı sanki; sessizliğe teslim olarak hiçliğin kucağında çözümü bulmak... Bu yere doğru sürükleniyordum. Fedakârlığımın anılarına tutunmaya çalıştım sonra. O sıcaklık, kalp çarpıntıları, Evan'ın gözlerindeki gerçek... Yaşamak bir seçenek miydi hâlâ? Aşkın ve kaybın dengesinde uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: TUT ELİMİ "
Ahh ahh bu roman beni sarıp sarmaladı... Ve öyle bir yerde bitti ki Nefes serisinin yeni kitapları çıkana kadar sanırım uzun bir süre Emma ve Evan aklımdan çıkmayacak....
Neden burdayım ? Cevabı biliyordum. Tercihen değil , mecburen buradayım . "
Diye başlıyor kitap... Sarıp sarmalıyor sizi bir anda... Emma 'nın çektiklerini neden çektiğini anlamaya çalışırken buluyorsunuz kendinizi...
Neden ? diyorsunuz.. Çığlık atmak istiyorsunuz.. Bazen de kahkahalarla gülüyorsunuz kendini düşürdüğü durumlara...
Emma ve Evan 'ın arasındaki o mantık sınırlarını zorlayan aşka hayran kalıyorsunuz...
"Kendimi güvende hissedemiyordum bu yerde. Herkes bana bulaşmaktan korkarken, iyice kendi kabuğuma çekildim. Bir gün Evan Mathews adında bir adamın çıkagelip, tek günde hayatımı değiştireceğini nereden bilebilirdim?"
“İlk önce neredeyse bir hafta onu farketmedim ve şimdi ondan kurtulamıyorum. Niçin diğer herkes gibi onun için de görünmez değilim?”
“Kimse benimle ilgilenmezdi, ben de kendi kendime olmaktan memnundum. Burada her şeyin güvenli ve kolay olması gerekiyordu. Evan Mathews, nasıl oluyorda sadece bir gün içinde benim durağan dünyamı yerinden oynatabildi?”
"Sen 'biz' diye bir şey olduğunu mu varsayıyorsun ? "
Evan ise cevap olarak yalnızca ,
"Henüz değil " yazmıştı.
Bunun ne demek olduğunu hala anlayamıyordum. Yazdığını okuduktan sonra kaşlarımı çattım. Bunun üzerine kalemi yeniden eline alıp yazdı :
" Ben olacağı zaman için hazırlanıyorum "
“Seni incitmeden kendi dünyama nasıl sokacağımı bilmiyorum.”
"Ben sana hala aşığım," diye bağırdı en üst basamaktan bir anda. Ilk gözyaşı damlası yanaklarımdan süzülürken donup kaldım. "Ne olur , benden uzaklaşma "
" O , resmi seviyorum " dedi usulca . " Sanırım bunun nedeni , O resimdeki kızı seviyor olmam "
"Artık azalan nabzımı yok sayamazdım. Kalp atışlarım ritmini korumak için mücadele ediyordu. Karanlık her yerimi sardı. Kayıp gitmek çok kolaydı sanki; sessizliğe teslim olarak hiçliğin kucağında çözümü bulmak... Bu yere doğru sürükleniyordum. Fedakârlığımın anılarına tutunmaya çalıştım sonra. O sıcaklık, kalp çarpıntıları, Evan'ın gözlerindeki gerçek... Yaşamak bir seçenek miydi hâlâ? Aşkın ve kaybın dengesinde uğruna mücadele edeceğim şeyi aşk belirledi ve eğilip fısıldadı kulağıma: TUT ELİMİ "
Ahh ahh bu roman beni sarıp sarmaladı... Ve öyle bir yerde bitti ki Nefes serisinin yeni kitapları çıkana kadar sanırım uzun bir süre Emma ve Evan aklımdan çıkmayacak....
Etiketler:
evan ve emma,
Kitap,
Nefes serisi,
parodi,
rebecca donovan,
roman,
tut elimi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)
.jpg)