11 Kasım 2012 Pazar
öYLeSiNe VoL 10
Büyüyorum...
Kazanıyorum ... Kaybediyorum....
Hayatımdaki insanlar değişiyor.. İlgi alanlarım değişiyor.. Dünya değişiyor...
Ama hatalar aynı hatalar.... Pişmanlıkların kokusu bile aynı....
14 Ağustos 2009 Cuma
öYLeSiNe VoL BiLMeM KaÇ...
Yarım kalan düş'lerim birer birer saklanıyor aklımın köşelerine..

Öznesi kaybolan cümlelerle boğuşmaktan ,
Uzaktan izlemekten ,
Ve en kötüsü Özlemekten çook yoruldum...
17 Haziran 2009 Çarşamba
öYLeSiNe

Karmakarışığım son günlerde...
"Yasal Acılarım" var !
Yüreğimde herhangi bir anlam yükleyemediğim sevilme isteği içten içe kanıyor...
Dinlediğim şarkılardan hüzün akıyor içime...
Gözlerime saklanmış Akmaya sabırsız ! binlerce sızı...
Uykusuzluk diz boyu..
Sığınak sandığı kucakların hepsinde mi hüsrana uğrar insan ? !
27 Mayıs 2009 Çarşamba
3 Mayıs 2009 Pazar
öYLeSiNe VoL 8

'O an' istediğim sadece huzur'du..
Ama aradığım yerde değildi...
Huzur nerdeydi ?
Ya da
Neydi...???
Uzun uzun yürüdüm bugün..
Her adımda düşünceler karıştı birbirine..
Başımın dönmesi, tansiyonumun düşmesinden miydi?
Bilmem..
Belki..
Belki de, değildi..
-Ama bu belki de kısmını -
Düşünmek istemiyorum artık!!!!..

Neriman hocam;
'yedin bitirdin kendini, yeter artık '
desede..
Fikirler..
Özlemler..
Kararlar..
Pişmanlık..
İçsel hesaplaşmalar..
Düşünceler vs vs
Aklın silgisi yok ki !
İstediğinde silip tekrardan yazasın..
13 Nisan 2009 Pazartesi
öYLeSiNe VoL BiLMeM KaÇ
Rüyayla gerçek arasında,
Hep iyinin dizi dibinde,
Aşkın tarafında olmak istedim ben..
Kavgasız olsun istedim..
Mazeretsiz olsun..
Özlem olsun..
Etrafımdaki herkes
Hatta fallar bile imkansızlığını haykırırken;
Ben;
Bir sabah sevgilinin kokusuyla uyanmanın hayalleriyle tutuştum...
istedim;
Sadece O'nun olmak..
Kokusuna hapsolmak..
Yanımda oldukça meydan okumak dünyaya...
Tutkuyla kavrulmak istedim..
Mutluluktan akan gözyaşları istedim...
Gözlerinde bulmak istedim kendimi..
Güven istedim..
Bilmek ;
Sevgilinin ertesi sabah başka birinin kollarında uyanması olasılığının imkansızlığını..
Çok şey istedim...
Yeni doğan bir bebek gibi O'nunla sıfırdan başlamak...
aMa;
Önce hayaller yandı külsüz dumansız..
Durdum burda gidişini seyrettim
Kıpırtısız , sakin göründüm
Kavgasız oldu, fırtınasız oldu
Saçma sapan oldu !!
Organlarım birbirine vurdu
Arkandan sessiz baktım
Ben yine 'Salağı' oynadım...
6 Nisan 2009 Pazartesi
PaZaRTeSi SeNDRoMu
Uzun süre uyumayı aslında çok sevmeme rağmen, rüya gördüğümde sevmiyorum o uzun uykuları...
Hayal ettiğim anların fragmanlarını rüyamda görmekten çok sıkıldım artık.. !
Hayallerim git gide genişliyor , hayalimdeki kahramanımda öyle..
Böyle zamanlarda;
Son günlerde başucumda duran Ceyhun Yılmaz'in kitabının adı bile canımı yakıyor..
"Ben sana yanarken şimdi,
Sen kim bilir nerede üşüyorsun?.."
Öyle ya nerede ?
Şimdiye kadar var mıydı ki? Şimdi değişen ne var diyeceksiniz ?
Kazın ayağı öyle değil işte..
Şeytan, insanın içine ümit tohumları atmaya görsün.. İçten içe romatizma sancısı gibi sızlıyor meret !
24 Mart 2009 Salı
öYLeSiNe VoL 6

Kaçıyorum..
Evet ben kaçıyorum ve kovalıyor sevdasını bende yaşamak isteyenler..
Seviyorum yaralı ruhumu görmezden gelenleri.. Ama bir yandan da yaralarımı görenlerden ve sarmak isteyenlerden kaçarcasına uzaklaşıyorum bir sürü bahaneyle.. Görmezden gelip, canımı yakabilecek olanların yanında alıyorum soluğu..
Nasıl bir tezat bu? Aslında yaralarımın kabuk tutmasını isterken, neden daha fazla yaralayacak insanların yanında boşa vakit harcıyorum ?
Seviyorum dediklerinde kaçmak yerine, neden izin vermiyorum yaralarımı sarmalarına ??
Sevmek, güvenmek bu kadar mı zor ?
Belki de sevgili Parpalinin dediği gibi; beni sevenlerin canını yaktığım düşüncesi, daha da yaralıyor ruhumu..
Yıllardır belirlediğim kalıbın içini doldurmuyor hiç kimse..
Deniyorum, olmuyor.. Olmuyor işte...
Anladığım anda ; hayatıma girerken ne getirdiyse, hepsini pencereden aşağıya kafasına fırlatıyorum sanki..
Yüreğimde O'n(lar)a ait hiç bir şey kalmıyor..
Hiç bir iz...
Mesela,yüzünün kıvrımlarını hatırladığım kimse yok..
Kimsenin sesi kalmamış kulaklarımda..
Eskiden hiç sevmemişim, sevilmemişim gibi...
13 Şubat 2009 Cuma
öYLeSiNe VoL 5

Kalbim sırtını döndü bana son günlerde, sürekli beynimle çelişiyor.. Bazen bişeyler yazmak istiyorum sonra birbiri içine giriyor kelimeler, beynimde bir sürü kare, bilmem kaç bilinmeyenli bir denklem..
Tarifsizlik..
İnsan doğasından mı ? Herkes yaşıyor mu bunları?
Yoksa kendime mi yabancılaşıyorum acaba bu zaman dilimlerinde...?!
2 Şubat 2009 Pazartesi
öYLeSiNe VoL 4
Sevmeye değerse bir şey,

"İstanbul bugün yorgun, üzgün ve yaşlanmış
Biraz kilo almış
Ağlamış yine, rimelleri akıyor..."
Sil baştan başlamalı yine,yine,yine..
28 Ocak 2009 Çarşamba
KaRMaKaRıŞıK

Ne tuhaf! içimde, içime sığmayan bi gariplik var...Satırlara dökmek istediğim sen, yoksun...Kaybediyorum parmak uçlarımdaki sıcaklığını. Nefes kadar içimde olduğun gerçeğini, her karanlığa aydınlık diye çizdiğim gözlerine bakarak söyleyememek ne acı ! Bekleyip her gece gökyüzündeki kandillerin yanması,uykunun beni çekip alması için dua ediyorum...
Sensizliğin acısını dindirmek için saklanıyorum gecenin içine...söylenmemiş veda cümlelerine anlamlar yüklüyorum...
Yalnızlığımı mı susturuyorum? bilmiyorum ! Hayallerim kadar yaşıyorum belkide...
Nasıl gittin ? sen gideli kaç zaman geçti ? akreple yelkovanın dansı kaç takvim eskitti farkedemiyorum...Sen gidince çıkardım saatimi kolumdan...Benim için duran Zaman ne yaparsa yapsın... isterse devam etsin kaldığı yerden... Bir mum alevinin aydınlığı kadar umut'tan başka sığınacak yerim yok şimdi bu karanlıkta... Öyle bir karanlık ki bu Sensizlik...Ben sadece durup sensizliğin mırıldandığı şarkıyı dinliyorum ,
sessizce ,
geceye karışarak ,
biterek her notasında...
Notaları yaralanmış bir şarkı Aşk... Sözlerini sen aldın, melodileri bende kaldı...
İnsan birini bekler mi böylesine umutla ? Acır mı canı giden için? Kaybettiğini düşünmek böylesine yaralar mı insanı ? Bilmiyorum...
Yatağım ninni söyle bana !
Rüyalarıma giren ama yüzünü göremediğim sevgilime götür...
Uyut beni...
27 Ocak 2009 Salı
öYLeSiNe VoL 3
Ya da sadece benim hayatımdaki masallar mutlu bitmiyor! Ne zaman yüreğimi açmak istesem bir imdat çağrısı gibi! Bir yerlerden canımı acıtmak için bişeyler buluyorlar... Her geçen gün bir şeyler alıp götürüyor... Güvendiğim insanların sayısı giderek azalıyor ve her defasında ben daha çok yaralanıyorum... Gidişler, ayrılıklar ve daha niceleri...
Ayrılığın en kötü tarafı nedir bilir misiniz ?
Sen ayrılırsın ama eşyalar kalır...
Sen unutmaya çalışıyorsundur ama bazen duvardaki saat bile onu hatırlatır...
8 Ocak 2009 Perşembe
ÖyLeSiNe

Her zaman 3 elbisesi vardır insanın
“Normal” halini giyer genelde
Bir "Acı" gömleği vardır
Bir de "mutluluk" gömleğii
Arada bir özel zamanlarda alırsın mutluluk gömleğini
Bakarsın ki üstünee bir şey döküldü
Kırılırsınn…
Acı gömleğini giyer karalar bağlarsın
Bakarsın kii artık o gömleği taşımakta sana ağır geliyor
işte o zaman alırsın normal gömleğini yine üstüne
Bir de arada bi aşk kravatı / fuları vardır
işte o her zaman takılmaz
Özel günleri bekler takılmak için
Onu taktığında gevşek bırakırsan bir işe yaramaz
Çok sıkarsandaa boğulursun
Devamı ...
Hani bazen susar ya bir yerde cümleler... İşte öyle bir şey...




