supradyn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
supradyn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2009 Cumartesi

iNCeLDiĞi YeRDeN KoPuYoR HaYaT

İnceldiği yerden kopuyor hayat.
Düşüyorum.

Düş-tüm.



Dağınıklığımın çatlak sesleri yükseliyor göğe.
Yıldızlar kendini gökyüzüne asmış.
Müstear sevdalar doldurulmuş yüreklere,
Şakağıma dayıyorum mavileri.


Akşam yoklamış olmalı duygularımı.
Bir ölü ne kadar soğuksa, bende o kadar üşüyorum.


Hayatın gölgesi var birde kendisi..
Uyduruk kahkahalarımın arkasına gizlenmiştim oysa…
Sobelendim!

Gece el sallarken rüyalarıma.
Rüzgarların çirkin sesi vuruyor yüzüme.
Fırtınalar koparken alnımın çizgilerinde,
Dört mevsimi bir arada yaşıyor düşüncelerim.

Ve kuşlar intiharları koparıyor gözlerinde.

Beynim İstanbul kadar karışık,..
Karadeniz kadar hırçın.

Zaman tik tak sesleri eşliğinde ninnilerini okurken kulaklarıma,
Sorgusuz gidişlerin, sualsiz kahramanlar yaratıyor.

İsmet BAYGIN nam-ı Diyar Supradyn

24 Mart 2009 Salı

öYLeSiNe VoL 6


Kaçıyorum..
Evet ben kaçıyorum ve kovalıyor sevdasını bende yaşamak isteyenler..

Seviyorum yaralı ruhumu görmezden gelenleri.. Ama bir yandan da yaralarımı görenlerden ve sarmak isteyenlerden kaçarcasına uzaklaşıyorum bir sürü bahaneyle.. Görmezden gelip, canımı yakabilecek olanların yanında alıyorum soluğu..

Nasıl bir tezat bu? Aslında yaralarımın kabuk tutmasını isterken, neden daha fazla yaralayacak insanların yanında boşa vakit harcıyorum ?
Seviyorum dediklerinde kaçmak yerine, neden izin vermiyorum yaralarımı sarmalarına ??
Sevmek, güvenmek bu kadar mı zor ?

Belki de sevgili Parpalinin dediği gibi; beni sevenlerin canını yaktığım düşüncesi, daha da yaralıyor ruhumu..


Yıllardır belirlediğim kalıbın içini doldurmuyor hiç kimse..
Deniyorum, olmuyor.. Olmuyor işte...

Yazılı Resim ; Supradyn'e aittir

Anladığım anda ; hayatıma girerken ne getirdiyse, hepsini pencereden aşağıya kafasına fırlatıyorum sanki..
Yüreğimde O'n(lar)a ait hiç bir şey kalmıyor..
Hiç bir iz...
Mesela,yüzünün kıvrımlarını hatırladığım kimse yok..
Kimsenin sesi kalmamış kulaklarımda..


Eskiden hiç sevmemişim, sevilmemişim gibi...

21 Şubat 2009 Cumartesi

aYNaLaRDa HüZüN ReNGi


Ben kendimden gideli çok oldu,
Yüreğime ayazlar vurdu,
Şarkılarım öldü benim bugün,
Ve ıslak bir cama vurdu çocukluğum.
Küf kokan bir gece devriliyor üzerime,
İçimdeki kentler darmadağın
Dilimde ıslatmaya kalktığım cümleler hayatın akışında,
Gözlerim yitirilmişliğin başkentini taşıyor,
Ve ben kendime bir durak kayboluyorum.

Pişmanlıklar ayak bağım, keşkeler için artık çok geç..
Belki sabahlarım nedenler ile dolar taşar ve bir soru işareti olurum kendimde.
Belki de kıyametler koparırım kendimde kim bilir.
Zaman dayanıyor şakağıma, ve ben kendime geç kalıyorum
...
Şimdi bakışlarımdan şiirler düşüyor,
Ve vuruyor beni dört bir koldan,
Eşkıya duygularımı tutukluyorum göğüs kafesimde,
Deli gömleği giydiriyorum düşlerime.
Aynalarda hüzün rengi; bakışlarımda mana yok.
Karantina zamanlara sıkıştırılmış, gülüşlerimin tozu avuçlarımda
Ve gecenin körü çarpıyor suratıma.

Gözyaşlarımdan yangınlar çıkarıp yakmalı bu yüreği,
Ve terk etmeli; kendi çapında insan kendini.

ismet Baygın Nam-ı Diyar Supradyn

20 Aralık 2008 Cumartesi

AKuSTiK HüZüNLeR

Rüyaların işgal edildiği bir gecenin yüzünde gördüm kendimi…
Karanlığı emziren gözlerim vardı benim, dağların devrildiği omuzlarım.
Birde yastık altı umutlarım...
Saat; nefes alışlarını üç geçiyordu.
Çöp kutularına bırakılıyordu pimi çekilmiş bombalar
Pencerelere uzanırken karaltılar, ölüler suskunluğa boğuyordu kendini.
Radyo frekanslarından akustik hüzünler damlarken,
Telefon tellerine asılı kalıyordu ağıtlar.

Televizyon kanallarına son dakika haberleri düşürülüyordu,
Beyoğlu’n da bir yürek fünye ile patlatılmış.
Ortaköy de bir kalp atışı kendini ele vermiş,
Taksim de parfüm kokulu cinayetler,
Etilerde yüksek dozda ihanet,
Beşiktaş sahilinde iki el(e) kurşun sıkılmış…
Ayrı düşmüş bedenler.
Şişli yasak aşklara yataklık etmiş,
Mecidiyeköy’de tüm duygular göz altında..
Üsküdar’da on üç bakış şüpheli,
Kasımpaşa’da esrarlı gözler tutuşurken,
Tophanede bir çocuk martıların çığlıklarına asmış kendini,
Bir annenin ciğeri yanmış,
Bir kaşık suda boğulmuş yarınlar...
Ve top yekûn reddedilmiş tüm kitaplar.


Bir ayakkabı bağcığından kopuyordu hayat.
Ve ikiye bölünüyordu mevsimler.

Bugün kendime söyleyebileceğim tek bir yalanım yok.
Uydurduğum hikâyelerden başka.

ismet Baygın nam-ı diyar Supradyn

19 Ekim 2008 Pazar

Rhythm's : Li Beirut

Hayat acımasızlığını bir kez daha gösterdi... Bu hafta ölümün soğuk yüzüyle karşılaştık. Kanatlarımız kırıldı... Yüreğimizin parçalarını düşürdük gözlerimizden... Sevgili Şahmaran doğmamış meleğini, bende dayıcığımı kaybettim :(


Ey hayat...

Bütün öfkem sana bilesin...

Bu damarı çatlayan ar senin

Günahını benim kanımda arama!...


Beyrut'taki iç savaç için yazılmasına rağmen,

Tınılarının sanki içimdeki acıya tercüman olduğu,

içimi burkan,

tüylerimi diken diken eden - hele ki bu hafta dinlediğimde beni daha da çok sarsan -


bir Ağıt...


İndirmeniz için: Fairouz – Li Beirut

Resim: Supradyn-ismet Baygın

18 Ekim 2008 Cumartesi

Delirmiş Çığlıklar Var İçimde

Acıların düğümlendiği yerdeyim şuan,

Bir kaçış bu yaşadıklarım, kendimden kendime


...



Hayallerim kendi içinde peydahlandı.

Sancılar çektim onları doğurmak için,

Önce içimde yaşadı hayallerim,

Sonra ben hayallerin içinde...



ismet Baygın nam-ı diyar Supradyn

4 Ekim 2008 Cumartesi

LaDeS



“

...

Ey hayat repliklerin kimi anlatıyor!

Ve kaç figüran oynuyor senin sahnende.

Ve şimdi kelimelerden düş-tüm.

Cümlelerimden soyundum,

Soğuk bir suyun altında, düş almak gerek...

”

İsmet Baygın nam-ı diyar Supradyn