Bu yıl Sadece dilekler var... Usul usul düşündüğüm hatta ve hatta sevdğim ve önemsediğim bir kaç kişiye anlattığım...
Doğum günüm geçeli 3 gün oldu....
Sessizce dileklerimi diledim... Artık 30+ olduğum için sanırım bu defa kendim için bir pasta istemedim... Babamla annem için bir pasta aldım... Babamın gönlü olsun diye de yanında mumları üfledim...
Bir sürü güzel telefon aldım doğum günümde...
Sevdiklerimin sesini duydum... Bazılarının unutmasını umursamadan ben aradım... Bazıları da unuttu diye gözlerimi devirdim ve kendimce umursamamazlıktan geldim....
Babam doğum günümde özel bir hediye yerine
Browni aldı
- hmhmh sanırım gözlerimi devirmeliydim ama yine de öyle şirindi ki kocaman bir öpücüğü kaptı :)
Kendime bir sürü kitap aldımmmm....
Doğum günüm dolayısıyla Kargo ücreti almayan kitap kurdu'ndan Eğer Yaşarsam ve Sen Gittiğinde....
Ve 5 tane de Kiler'den...
Ve çikolataaaaaaaaaaaaaaaaaa.....
Bir yarışmadan kazandığım ; Kılıç şeklinde kalem ve 3 boyutlu kitap ayracı geldi aynı gün...
Ve bütün gün kitap okudum telefondan arta kalan zamanlarda....
Sıkıca sarıldım kendime ve sürekli dileklerimi fısıldadım evrenin kulağına umutla...
Bugün ( yani son anlar itibariyle ) benim doğum günüm(dü)...
Günün ilk dakikalarında ufacık bir kekle tek başıma kutladım doğum günümü.. Olur da hatırlanmazsam bari kendimi avutayım diye :)
İçimden güzel dilekler dileyip üstteki minicik mumu üfledim :) Bknz : önceki yıllarda sesli dilekler diledim pek işe yaramadı bu defa sessizce dileyeyim dedim...
Hiç beklemediğim insanlardan doğum günü mesajları aldım yine bu yıl... Akıllarına nasıl geldiğim , nasıl aradıkları bayağı dolandı aklımda...
Hatta ve hatta inanılmaz derecede şok oldum hayatta aramaz dediğim 2 kişinin beni aramasına...
Bazılarının da aramasını dört gözle bekledim... Ama ne arayan oldu ne de soran...
Acımasızsın hayat... !
Akşam üzeri hastaneden gelirken pasta aldım... Annecim ve babacımla kutlamak için...
Bu arada şaka maka yaş büyüdükçe Kırgınlıklarım artıyor ama pastam küçülüyor sankii :) Geçen yıl ki pasta daha bir büyüktü :)
Sessiz sakin ve hediyesiz bir yıl oldu yine bu yıl... Büyüyünce kimse hediye almıyor yaa
( Çocukluğuma dönme özlemleri sardı yine... )
1 paket Davidoff hariç tabi :) O da yalnız pasta yemeyelim diye çağırdığım aile dostumuzdan son dakika hediyesi...
Yaa blog böyle işte...
30 oldum... Bir yıl daha geçti... Dertlerimde büyüdü Kederlerimde... Sıkıntılarla dolu bir yaş geride kaldı...
Bugün ( yani son anlar itibariyle ) benim doğum günüm(dü)...
Her seferinde bir öncekinden daha dengesiz bir yıl geçirsem de bu yıl kendime huzur ve mutluluk diliyorum sadece.. ( Doğum günü çocuklarının kendileri için dilek dilemesi pek alışıla geldik bir şey değil ama olsun ) Unutmadan bir de bollllca Şansss ..
Evet bir yıl daha geçti.. Bundan çok daha iyi yıllarım oldu.. Ama sanırım bu defa çok fazla yalnız kaldım.. Sigarayı da çoğalttım..
Bu yıl kendime hediye almadım..
Hatta hiç hediye almadım ?!
Büyüdükçe kırılganlığı artıyor mu insanın ne?!?
Eskiden olsa "Bugün benim doğum günüm"diye yıkardım ortalığı ,kocaman bir pasta yapar, "iyiki doğdum, gördün mü bak 27 oldum " diye kelebekler gibi dolanır ortalıkta şişirirdim evdekilerin başını...
Oysa bu defa çekildim kabuğuma.. Sıradan bir günmüşcesine sığındım kaloriferin dizi dibine, elimde kahvem ve sigaram.. ( Aslında itiraf etnek gerekirse sıradan günlerde değil , ne zaman kendimi kötü hissetsem, ne zaman içten içe bi sızı kaplasa yüreğimi o zamanlar sığınırım kalorifere...)
Bütün gün kalkmadım ordan, pasta bile yapmak gelmedi içimden..Bir kaç çikolata yedim. Sonra zorla bi kek pişirdim olurda hani belki biri hatırlar da gelirse ikram edecek bişeyler olsun evde diye..
Hatırlayanlar oldu elbet.. Sabah telefonuma msjlar geldi bir sürü iyi dileklerin olduğu.. Bir kaç mail aldım beklemediğim kişilerden.. "Nasıl oldu da hatırladı ? hayret" soruları dolandı aklımda.. Hiç beklemediğim telefonlar da aldım..
Ama Yetmedi.....!
Dostlarım benden uzakta , başka bir şehirde.. Keşke yanımda olsaydılar.. İşte bir neden daha !
Bir insan, O günün sabahında yüzünün ( Bugün özel birgün
'Bugün benim doğum günüm... ' )yağmurlarının damlalarıyla yıkanmasından büyük bi mutluluk duyup damlalara gülümserken , akşam olduğunda yanağından süzülen bir tek damlayla neden kendini sırılsıklam ve hatta bir sıçan gibi hisseder ki...?
( Beklediğin insanlardan bişey gelmeyince [telefon, msj, mail yada herhangi bi iletişim aracı ne olduğu önemli değil ! )
Unutulmuşluk hissi kemirirken içini
‘NEDEN’…’NEDEN’ …’NEDEN’ gibi hep peş peşe gelen sorulara hepp (bilerek lades demek gibi) bahaneler uydururken...
… “unutmamıştır canım... unutmaz ki ben biliyorum onu … şeyy vakti olmamıştır !( külliyen yalannn !!! “Doğum günün kutlu olsun “dicek kadarda mı vakti yoktu !!! Ne kadar dolu yada meşgul olursa olsun 1 dk bile sürmeyecek şu cümleyi söylemek için vakit yaratabilir insan ....!!!!! )
… eee şeyyy kesinnn çok önemli bi işi çıktıı yoksa kesin arardı…( daha inandırıcı bi bahane bulsan ? Doğum gününde önemliii!!! Doğum gününü unuttuysa ve ( ne hikmetse ) aynı günkü önemli işini unutmadıysaaa !!! Bi düşün istersen ; onun (ların) hayatındaki önem sıran sonlardan kaçıncı ????)
…hmmm şeyy birazdan araaar….( oldu canım bekle daha çok beklersin !! haa şimdi haa birazdan derken ertesi seneki doğum günün gelir... eee tabi canım 364 gün içinde herhangi bi gün hatırlar elbet seninde bi doğum günün olduğu gerçeğini…!!! Tabii 365 gün sonra emin ol ki gene unutacaktır… eee ne demişler “huylu huyundan vazgeçmez “ Sen her sene kendince bahaneler uydurup onu haklı çıkartırken ; Oda her sene ısrarla unutmaya devam edecek …! )
...
" Nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken
Yıllar hayatlar geçiyor...
Kayıp bir bavul gibiyim havaalanında
Ya da boş bir yüzme havuzu sonbaharda
Çok mu ayıp hala mutluluk istemek
Neyse zaten hiç halim yok...
Bugün benim doğum günüm...
Kelimeler büyüyor ağzımda... "
...
Bugün benim doğum günüm... Eve gelirken cafe’ye girdim, bir kahve içtim. Yukarda ki yazıyı düzelttim. Sonra birde fal baktırdım... Güzel şeyler söyledi amaan fala inanma, falsız da kalma demişler dimi :) Sonra bir pasta aldım birkaç tane de DVD ve kendime bir hediye...
Benim söylediğim ve sabah hatırlayan birkaç kişi dışında hatırlanmayacağımdan o kadar emindim ki... Normal günlerdeki gibi eve geldiğimde ilk işim mail ve bloğu açmak olacak, yukarıdaki yazıyı bloğa ekleyip sonra da aldığım DVD’leri izleyecektim...
Bir baktım Bloga;
bir yerlerde bir pasta yapmışlar..
usta eller dokunmuş o pastaya..
herşey hazırmış..
bir tek mum bulamamışlar..
hadi bu yılın mumları biz olalım..
dile bizden ne dilersen..
doğum gününün güzel kızı mutlu yıllar nice saliseler saniyeler dakikalar seninle olsun..:)
Yazmış Gayyor’um ilk onu gördüm, peşine Elvan’ımla Bendeniz’imin mailini okudum -O kadar şanslıyım kiii- Bir başladım zırlamaya susturabilene aşk olsun... Babam geldi;
”hadi mumları koy üfle de pasta yiyelim”
dedi hınzırca bir gülüşle... Sildi gözlerimin yaşını...
Pastayı kesecekken KaRaKıZ’ım aradı ve benimle birlikte pastayı (telefonun öteki ucunda) oda üfledi :) kardeşi ordan müziğin sesini ( Tuğba Özerk – Doğum günün kutlu olsun ) sonuna kadar açıp telefondan bana dinletti...
Sonra öğretmenim
“yarın bizdesin seni bekliyorum unutma canlı müzik ve rakı seni bekliyor “
diye haber verdi... Yarın bir pasta daha alıp öğretmenime gidicem. Geç olsa da doğum günü partisi var yarın... Pek sevgi kelebeği halindeyim hadi hayırlısı :)
Ayrıca Bendeniz’im sitesinde benim için bir doğum günü yazısı yazmış çoooookk teşekkür ederim canımm çook mutlu oldumm... Ve hâla zırlıyorum ama mutluluktann..