yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2014 Pazartesi

NeLeR YaPıYoRuM



Bu aralar ev hanımlığını bir düzene koymaya çalşıyorum..

Çamaşır bulaşık yemek derken bir bakıyorum akşam oluveriyor...

Bu arada annem bacağını kırdı.. Onunla ilgilenmekten sanırım pek bir şeye vakit kalmıyor..

Eee bu kadar hareketsizlikte kilo yapıyor :(




Bügün sabahtan beri ara ara da yağmur yağıyor...

Kampanyalara katılıyorum ama pek kazandığım söylenemez...



Kitaplarıma da ara verdim.. Elime aldığım kitaplar uzun süre sürünüyor.. Ama karar verdim kesinlikle bitecek yeni başladığım kitap..


Neyse ben gidip biraz kitap okuyayım :)


Öpüldünüz

Rüyayla



18 Aralık 2012 Salı

öZeT

* Bugün sürücü kursundaydım.. Ufak bir karışıklık söz konusu olduğu için apar topar gitmek zorunda kaldım.. Aynı gün içinde 3 araç değiştirdim..

Modifiyeli araçla direksiyon dersi verilir mi ??

 Modifiyeli ve hatta turuncu renkli bir araçla ders verdim.. Egzoz sesi bitirdi resmen beni...  Ama değmeyin kursiyerimin keyfine :)




* Açmayan gardenyam meğerse balkondaki o soğuk hava dalgasından muzdaripmiş.. İçeri aldım misler gibi kokan çiçekler açtı...

*Yine yağmur yağıyor...

*Babamın ışın tedavisi 8 gün daha uzatıldı.. Bu cuma bitecek diye sevinyorduk oysa...

7 Aralık 2012 Cuma

KaR MeLeĞi

Havalar iyice soğudu...

Gün içinde ara ara yağmur yüzünü gösterse de , Balkon kapısından esen soğuk hava dalgasına bakılırsa kar çok yakında...

 Umarım doğum günümden önce gelir....



Yağmur alınmasın da kar yağışını izlemeyi pek severim ben... Yağmur kadar gürültülü değilidir kar...
Usul usul süzülür yavaşça konar yere...

Oysa yağmur öyle mi ?? Hoyratça düşer yere...

 Ama yağmurun sesi kadar da hiç bir şey huzur vermez bana...

Aslında sevgi(li)ler de böyle değil midir hep ?

Bir taraf sakin sessiz... Öteki taraf hoyrat...



Gece gece daralmak istemiyorsan sus diyor iç sesim...
Dinleyip susuyorum...



Sevgili yoğun kar yağışı, bulunduğum şehre çabucak gel...

Şallarımı çıkarttım.. Eldivenlerim hazırda..

Bir tek sen yoksun..

Gel de Kar meleği olalım :)



1 Aralık 2012 Cumartesi

YaĞMuR - eLeKTRiK - SaRDuNYaLaR

Dünden beri şiddetli yağmur yağıyor....

Sel götürecek kadar çok... Her yer yıkandı.. Her şey.. Anılarım hariç....


Elektrikler gitti...

Tüm aletlerin elektrik gittiğinde bir işe yaramaması... Evin içinde koca bir sessizlik... Kocaman bir boşluk..

Nasıl oyuncaklara bağlamışız kendimizi... Nasıl oyalıyoruz, avutuyoruz küçücük şeylerle içimizdeki koca boşluğu...


Eskiden böyle miydi ? 


Olmasa da elektrik hikayeler vardı mum ışığında , belki de kandil ışığında anlatılan....

Annecim tam net görmese bile öre öre ezberlediği örgüsünü örer, şişlerin sesleri arasında babamda bana gölge oyunları yapardı...

Çıtır çıtır yanan sobanın arkasındaki devasa mindere kedi gibi kıvrılırdım babam bana hikayeler anlatırdı...



Eskiden her yağmur yağdığında ;


Maraton koşucularına taş çıkarırcasına fırlardı annem balkona... Sildiği camlar kirlenmesin diye panjurları kapatır, bir çırpıda toplardı çamaşırları...

Alt kattaki kiracının camları kirlenmesin diye sürekli sildiği mermerleri yağmur sayesinde güzelce yıkama fırsatını da asla kaçırmazdı tabii ki...

Sonra annemin sardunyaları balkonun açık kısmına taşınırdı... "Yağmur suyundan, yağan rahmetten faydalansınlar "derdi annem... Gözü gibi bakardı sardunyalarına...Sardunyaların yanına da yoğurt kapları ve kovalar koyardı.. Yağmur suyu dolsun içlerine diye... Daha sonra çiçekleri sulamak için kullanılmak üzere...

Sonra mı ?

Sonrası Özlemmmm


Yine yağmur yağıyor ama ne o telaş var evde ne de eskiden olduğu gibi hikayeler , masallar...

Suskunluk hakim eve.. Kocaman acı bir suskunlukk.. Yanında gelirken de kocaman bir boşluk getirmiş...




Annemle babamla artık sadece TV izleyebiliyoruz... O küçücük aptal kutu bozuyor evdeki sessizliği... Hastalıkları dolayısıyla konuşmuyorlar ikisi de ...

Ben mi ?

Bense ömrüm boyunca bir daha asla sardunya bakmayacağım... Asla Panjur yaptırmayacağım oturduğum hiç bir evin camına.....

Ve aslaa içimdeki bu kocaman boşluğu dolduracak bir şey bulamayacağım....





29 Ekim 2012 Pazartesi

YaĞMuR




Bindiğin otobüsün ardından el sallarken, yağmurla birlikte süzüldü damlalar yanaklarımdan....

Hala deli gibi yağıyor yağmur...

Ve hala süzülüyor yanaklarımdan yaşlar...

SIRILSIKLAM özledim seni...............................




22 Ekim 2012 Pazartesi

YaĞMuR




Yağmurlu havalarda nedensiz takılır gözlerim yoldan geçenlere..

Çamurlu sokaklarda telaşlı adımlarla , sekerek yürüyen insanlar...

3 damla yağmurdan kaçmak için şemsiyelerin altına sığınanlar..


Çoğalan şemsiyeler ardında görünmeyen yüzler...

Islak kirpiklerden sızan sıcak damlalar..


Artan yalnızlık acısı...





8 Eylül 2009 Salı

YaĞMuR



Kopuk bir uçurtma gibi ordan oraya savruluyor yüreğim ...

Üzerinde adres yazmayan kayıp mektuplar gibiyim...

Gri gökyüzü üstüme geliyor sanki...

Boyamak istiyorum tüm grileri !!

Yağmak isteyen ama yağmayan yağmurların ağarlığı çöküyor üstüme..

İzlerken kalın bir camın ardından bu şehri;

Gözyaşıma döküyorum yağmurları...

1 Mayıs 2009 Cuma

YaĞMuR


Cam kenarında sigaramdan derin bir nefes çekip
kahvemi yudumlarken ;

Bir kaç damla intihar etti penceremde..

2 Ocak 2009 Cuma

YaĞMuR

Dışarıda yağmur yağıyor...

Radyoda eski bir şarkı:


“ Taştı gözyaşım, karıştı yağmura”



Cam kenarı kuşları gibi tünedim ‘can’ kenarına

Ellerim başka elleri aramasın diye ellerimi cebimden çıkartmadım...

Kirpik tarlasına taze yağmurlar ekiyorum

Dünlerime tuz basıyorum...





“Bilsen nasıl üşüyorum

Al şu ellerimi ısıt biraz

Ya da al götür bu soğukları.

Bu yağmurları... “ (Ü. Yaşar Oğuzcan)

3 Ekim 2008 Cuma

Yağmur mendil vereyim mi

Yağmur yağıyor...

Ne zaman yağmur yağsa açar camı dinlerim sesini. Toprak kokusunu çekerim içime. Üşüyene kadar kalırım orda...

Yine bu üşüme krizlerinden birindeyken bugün, uzun zamandır çay içmediğim geldi aklıma... Bir fincan çay aldım ellerimi ve içimi ısıtmak için.

Pencereme vuran yağmur damlacıklarını izlerken dalıp gittim yine uzaklara...


Bir aşk hikâyesi geldi aklıma, rüzgâr ile yağmurun aşkı...



“Rüzgâr deli gibi esermiş bulutlar biraz üşüsün ve yağmur gelsin bana diye.

Yağmur da her sabah dua edermiş. "Tanrım lütfen rüzgâr essin bugün, ruhunu kalbimde hissedeyim” diye.

Tutkunlarmış birbirlerine ama ne rüzgâr yağmura dokunabilirmiş ne de yağmur rüzgâra. Ne zaman rüzgâr ile yağmur bir araya gelseler sevdanın ateşi fırtınalar estirmiş..

”


Yağmur, mendil vereyim mi ?

Beklide rüzgar elleriyle getirir sana ?