23 Ekim 2012 Salı

iSTeDiM....

Bastığın her kaldırımda bir parça acını bırakmak.....
Esen rüzgara karşı sıyırmak yüreğindeki acıyı örten anıları....
Nefes almak ! Kalben ve ruhen....
Baktığın her yabancı yüzde başka başka hayatlar görmek....
Ve içlerinden en çok acı çekeni farkedebilmek.....


Bilir misiniz hem acıya bağışıklık kazanıp hemde ondan ölesiye korkmanın ne demek olduğunu ??
Her acıdan sonra
daha sızısı dinmeden
bir yenisinin geleceğini bilmek ve toparlanamadan devrilmek.....

Başımı iki yana sallayıp düşüncelerimden kurtulmaya çalıştım…
Başımı gökyüzüne çevirip hafif esen rüzgârın gözyaşlarımı okşayıp,
Yağmura karışan gözyaşlarımı silmesini bekledim.....

Bu koskoca şehrin bilindik sokaklarında, bu kalabalıkta yalnızlıktan ölmemeyi istedim....
Ve nerdeysen AŞKK !!! Usulca yaklaş / sarıl ve hiç bırakma istedim........




Rüyayla İstanbul'da.....

22 Ekim 2012 Pazartesi

YaĞMuR




Yağmurlu havalarda nedensiz takılır gözlerim yoldan geçenlere..

Çamurlu sokaklarda telaşlı adımlarla , sekerek yürüyen insanlar...

3 damla yağmurdan kaçmak için şemsiyelerin altına sığınanlar..


Çoğalan şemsiyeler ardında görünmeyen yüzler...

Islak kirpiklerden sızan sıcak damlalar..


Artan yalnızlık acısı...





21 Ekim 2012 Pazar

MaKe a WiSH..




İngilizlerin ata sözü kıvamındaki cümle çınlıyor beynimde.. "beware what you wish for, it may come true"




Sabah gök gürültüleriyle uyandım... Öyle güzel yağmur yağıyordu ki... Hala daha hafiften atıştırıyor...

Daha dün akşam yağmur yağsın keyif süreyim diye söyleniyordum..

Ne iSTeDiĞiMe DiKKaT eTMeK LaZıM BLoG....! Bilseydim loto , sayısal falan çıksın derdim...


20 Ekim 2012 Cumartesi

DuRuM RaPoRu

* Bayram telaşı son hızıyla devam ediyor.... Sabahtan beri 3 tepsi baklava açıldı her yerim ağırıyor...

Şu anda fırının karşısından canlı yayındayım efendim...

40 kat açılmış ev baklavası oynaya zıplaya kızarmakta....
Ps : İsteyen olursa tarifini verebilirim  :))))


*Eve sanki toz yağıyor.. ve temizlik gözümde büyüyor..Kendi kendini temizleyen ev icat edilmeli acilen..

*Bu yazıyı yazarken çalan Belalım fena halde ağlama isteği uyandırıyor... Dokunuyor bu şarkı banaaaaa...

* Cennete düştüm sanırım...!! Önceki gün kitap okuma sevdası olmayan biri bana mis kokulu 60lı , 70li , 80 li yıllardan kalma bir sürü kitap hediye etti.. Allah'ım o nasıl büyüleyici bir kokudur yarabbim..





* Yağmur yağsın istiyorum.. O mis gibi kokan kitaplardan birini kapıp yerleşeyim balkonumdaki salıncağa.. Dumanı tüten bir kahve olsun yanımda.. Camdan süzülsün yağmur damlaları...







Yeter artık Sevgili Aşkk nerdeysen gel  ve yanımda bu defa lütfen sen oll.....

19 Ekim 2012 Cuma

NeRDeN ?

Günler birbiri ardına geçip gidiyor... Balkona kamp kurdum.. Salıncağa kurulup camekanın ve çiçeklerimin arkasından izliyorum hayatı...


Bazen isyan edip  " Ne zaman bitecek tüm bunlar "   diye söyleniyorum , bazen de   " Geçer geçer yarın çok daha güzel bir gün olacak "   diye kendimi avutuyorum...


Sanırım köklü bir değişiklik zamanı geldi de geçiyor....






Nerden başlasam ki ?????



18 Ekim 2012 Perşembe

Rhythim's :DaNGeRouSLY IN LoVe



"Whit you next to me

There's no darkness I can't overcome "


Bu soft yorumunu daha bi seviyorum... 

17 Ekim 2012 Çarşamba

HaZıRLıKSıZ




Yalnızlıklarım büyüyor içimde.. 
Belli belirsiz cümleler akıyor dudaklarımdan.. 
Her defasında hazırlıksız yakalanıyorum sensizliğe...










16 Ekim 2012 Salı

KaRıŞıK


Karma karışığım son günlerde...

Rüyalarımda bundan nasibini alıyor sanırım.. Her gece bir şeylerle boğuşuyorum.. Gündüzleriyse yorgun, bitkin, halsiz ve kolumu kımıldatamayacak kadar vazgeçmiş durumdayım...

Hiç bir şey yapmak istemiyorum.. Neşemden eser yok.. Aslında tüm bunları yaratacak bir ortam da yok... Galiba  U/Mutsuzum...





25 Haziran 2012 Pazartesi

öYLeSiNe VoL BiLMeM KaÇ...

Anlattıklarım neleri susuyor bir bilseniz !!
Ve anlatmadıklarım neleri söylüyor...

Kendimi duyamıyorum nicedir..
Boğazım yırtılana kadar konuşmak isterken Bu Suskunluk...




Konuşabildiğim kadardı hayat...
Ve susabildiğim kadardı aşk...



24 Haziran 2012 Pazar

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencereni aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin

Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine
Bak güzelim kahvaltının keyfine..

Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis, önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse,
aydınlık bir gün dile sonra koş git işine,
dünden, önceki günden, hatta daha da eskiden
yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, ohhh şöyle bir hafifle.

Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de
Hiç işin olmasa da öğle üzeri dışarı çık!
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil,
görerek bak
Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al..

Sonra, şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle lâf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak..

Günün güzeldi değil mi?
Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden âlâ misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
vazife yapar gibi hiç değil, şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..

Gece evinde, dostların olsun
Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun..
Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illâ ki sağlık olsun !

Can Yücel !!!