19 Mart 2009 Perşembe

DoLaNDıRıCıLaR


Sabah saat 6:30 apar topar giyinmeye çalışıyorum.. Bir taraftan da ;

" Babaaaaaa Nolur Beni otogar'a kadar bırakır mısın? "

Diye söyleniyorum.. 10 dk sonra geceden yer ayırttığım otobüs firmasından telefon geliyor;

"Araç kalkmak üzere.. Sizi Bekliyoruz ! "

Tabir-i Caizse uçarak otogar'a gidiyorum, biletimi onaylatıp İstanbul otobüsüne biniyorum saat 06:45...

2 numaralı koltuğuma doğru ilerlerken, hayallerim suya düşüyor! 1 numaralı koltukta uyuz bir kız! Neyse diyorum uyku sersemliğimi üstümden atamamış olmama rağmen gülümseyerek,

" Günaydın " diyorum, ' Ne günaydını? ' der gibi bir bakış atıyor cevap vermeden camdan dışarıya bakıyor..
Kitabımı yanıma almadığımı farkediyorum ve ipod'umu çıkarıyorum. Deniz manzarasına bakarken sakince müziği dinliyorum..

Omuzumda bir el, dürtüyor ;

"Sesini kıssana müziğin"

İçimden 'haspam rahatsız olmuş bak bak şimdi yolucam saçını başını görücek ' derken "tabii" diyorum.. Sinirimden yerimde duramayacağımı anlayıp ipod'u kafasında kırmadan, kapatıp çantama koyuyorum..

Etrafa bakarken birden dikiz aynasındaki bir çift göz dikkatimi çekiyor !!
'Sende kötü düşünme hemen, şans , denk gelmiştir ' diyorum içimden.. Manzaraya bakmaya devam ediyorum..

Önümüzde başka bir otobüs firmasının aracı beliriyor, Şöför müsfettesi onunla yoldan yolcu kapma yarışı yapıyor.. Hatalı sollamalar, kornalar, aracı sıkıştırmalar, ani duruşlar, hız limitini aşmalar....
Yağan yağmur...

Kendimi zor tutuyorum.. O dikiz aynasındaki gözler yine benim üzerimde ' Ya sabır' diyorum... Biraz da olsa uyuyabilsem keşke otobüslerde...

Otoban girişinde öteki otobüs firmasının aracını rahat bırakıyor şöför müsfettesi.. Yarış bitti sonunda... Tam derin bir ohh çekeceğim; Muavin geliyor.. Şöförle koyu bir sohbet !


Muavin söze başlıyor övüne övüne;

- Abi geçende yoldan 10 Lüleburgaz müşterisi kapmışım oooo varyaa kişi başına 17,50 aldım..
- Yahu sizin araba Keşan değil miydi ?

- ee evet de yaptık yolumuzu, aldık sakalımızı abiimm
- Nasıl oldu lan o ? Anlat olursa bizde yolumuzu bulalım

- Silivri de arkadaşlar var doblolarda gidiyorlar 17,50 aldım kişi başına, girişe de yazdım 5 müşteri ! Bizim arabanın şöförü kazandı ! Silivride attım bunları doblolara.. 30 bir dobloya, 30 bir dobloya ! 2 de parlement aldım şöförlere.. Onlarda kaymakk hazır müşteri temizz !


Gözleri parlayan şöför;
-Sonra noldu ?
-Nolcak abim.. Benim bağlantılar sağlam yoldan yolcu alalım yeter ki ! Her halde bağlarım olayı !!! Şöföre de, bana da, doblolara da kıyak para iştee...



Allahım sabah sabah sabrımı mı sınıyorsun ? Kalkıcam bir laf söyleyeceğim 2 müavin, yarma gibi gözlerini bana dikmiş bir şöför ! Otobüste uyuyan onca insan !
Sabret kızım dedim sabret !

Muavin kahkahalarla devam ediyor;

- 60 dablolara verdim, 50 şöföre , 2 parlement.. Kalanı da bana !!! Affetmem !

O anda muavin gözüme eski Türk filmlerindeki o iğrenç suratlı tecavüzcüler gibi gözüktü.. Tecavüz edilen kişilerin yakınıymışcasına kin duyup, oracıkta boğmak istiyorum adamı!

Dikiz aynasındaki gözler halaa takip ediyor, ben içimden babanneme söylenmeye başlıyorum bu defa;

'Yalnız gelseydin , yanımdaki suratsızı hiç görmeyecek, uykusuzluğun verdiği huysuzluğun yanında bir de bu hırsız adamların arabasında gelmek zorunda kalmayacaktım!
Ahh babanne yaa sırf seni almak için İstanbul'a gelmek ne saçma!
Bindiremedi kimse otobüse seni!
Allahım ya dönerken de aynı arabaya denk gelirsem ?!?
Katil olurum ben ! Arsızca nasıl da anlatıyor insanları nasıl dolandırdığını!

Keşke kendi arabamla gelseydim ! Yaa uykusuz da olmaz ki ! Offf bitsin artık ! '

Başakşehir tarafında trafik sıkışıyor...

' Bir bu eksikti !
Saat kaç oldu yaa '



Sonunda otogar'a geliyoruz.. Servisler kısmında araç duruyor.. Şöför bana dönüp;

" Siz nereye gideceksiniz ?"

diyor.. İçses yine devrede..

'Allahım bu günü kazasız belasız atlatayım lütfennnn !
Kalkıp boğsam bu adamı, kaç yıl yerim acaba ? Ukala herif sanane bee nereye gideceğimden , sanki özel şöförüm! İnecek olsam inerim dimi'

" Ben servis kullanmayacağım"

"Her yere servisimiz var"

' Ya sabır!!!! Kullanmayacağım diyorum be adam ne laftan anlamaz şeysin sen !'

"Servis kullanmayacağım!! dedim anlamadınız herhalde! "


Biraz sert çıkınca sesini çıkarmadı...

Sinirlerim başımın beş karış üstünde söylene söylene babannemi almaya gittim.. Aldım geri geldim saat 14,30 da evdeydim..

1- Asla bir daha yoldan arabaya binilmeyecek!
2-Etrafımdakiler bunun için uyarılacak!
3-Otobüs biletlerini netten başka hiç bir yerden almayacağım!
4-En sevdiğim 2. koltuktan vazgeçeceğim! ( Yoksa katil olmam çok yakın ! )

12 yorum:

beyaz mendil dedi ki...

Ay okudukça bana sinir bastı,walla iyi sabretmişin hayatım.Sevgiler

Ruyayla dedi ki...

Beyaz Mendil;
Kendime nasıl hakim oluyorum bazen bende çok şaşırıyorum :)Ama sabretmesem sonuçları çok kötü olurdu eminim ki.. Böyle zamanlarda öfke kontrolü gerekiyor..

efsa dedi ki...

malesef çoğu böyle tatlım. hem muavin hemde şöförler.

*ĞĂŶŶŐŔ* dedi ki...

ve babaanne mümkünse istanbula hiç geri gitmeyecek öyle değil mi..:)

ZIBBIDI dedi ki...

Çok duyarlısın..Ama bu seni rahatsız ediyor.

Eee nolacak şimdi?

Ruyayla dedi ki...

Efsacım;
Haksızlık ama bu.. Dolandırıcılık..

Ruyayla dedi ki...

Gayyorcum;
Bir gece kaldı bugün geri götürdük İstanbul'a..

Ruyayla dedi ki...

ZIBBIDI;
Hiç bir şey olmayacak, ne olabilir ki !? Onlar dolandırmaya devam edecekler bende böyle sinir olduğumla kalacağım işte..

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Bir olay olsa da dalsam bütün sıkıntımı, hırsımı, öfkemi alsam diye bakınırken ben neden orada değildimki sanki :(

Ruyayla dedi ki...

Gülencim;
Adamla kavga etmeye bile halim yoktu sinirden kendimi yedim ! olsan ne güzel olurdu :)

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Yerdik adamı :D

Ruyayla dedi ki...

Gülencim;
Yerdik valla :D Ne güzel haşlardık :D